Bugun...



Gazeteci, yazar ve Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Çelik İle Söyleşi
Tarih: 01-01-2015 16:30:04 Güncelleme: 18-02-2015 21:29:04 + -


Gazeteci, yazar ve fotoğraf Sanatçısı Mehmet Çelik İle Söyleşi


Gazeteci, yazar ve Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Çelik İle Söyleşi

Gazeteci, yazar ve fotoğraf Sanatçısı Mehmet Çelik İle Söyleşi

 

Mehmet Çelik: “Mardin’de Ve Bölgede Gazetecilik Yapmak Oldukça Zor.”

 

Gazetecilik mesleğine yıllarını vermiş Mardinli isimlerinin başında gelir, Gazeteci ve Fotoğraf Sanatçısı Mehmet Çelik. Ateşten gömlek bir coğrafyanın zorluklarına kavlince göğüs germiş Çelik’le, gerek mesleki tecrübeleri, gerekse de kadimliğiyle namdar Şehr-i Mardin hakkında etraflıca söyleştik.Başta gazetecilik ve fotoğrafçılığa hevesliler olmak üzere; özelde Mardin hakkında, içerden ve içtenlikli sözler duymak isteyenlerin, tastamam bir kent duyarlılığına sahip Sevgili Mehmet Çelik gibi bir emektardan, hedefini milim şaşırmayan sözlerinden yeterince nasiplenebileceği kıvamda güzel bir söyleşi gerçekleştirdik kanımca. İyi okumalar diliyorum.

 

—Mehmet Çelik kimdir?

 

Mehmet Çelik 1954 yılında Savur İlçesine bağlı İçören Köyünde doğdu. Köyden kente okumaya giden ilk 2 kişiden biri. 12 yıl sağlık teşkilatında çalışan, ardından Mardin Valiliğinde 23 yıl Basın Ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yapan sade, düz bir vatandaş.

 

—Dünden bugüne gazetecilik serüveninizi anlatır mısınız?

 

Gazeteciliğe öğrencilik yıllarımda merak sarmıştım. Savur ilçesinde Sağlık Ocağında göreve başladığımda, rahmetle andığım Yetkin Kavak bir ajansın muhabiriydi. İlçeden ayrılınca bana devretti. Yıl 1974… Sonra Mardin’e yerleştim. Milliyet’in Mardin temsilciliğini uzun yıllar yaptım. Cumhuriyet, ATV, NTV, TRT’nin Mardin Temsilciliğini yaptım. Anadolu Ajansının 15 yılı aşkın il temsilciliğinin ardından, Valilik Basın Ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü görevinden emekliye ayrıldım. Mardin Haber Gazetesi’nde Yayın Yönetmenliği, Mardin Gazeteciler Derneği Başkanlığı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu yönetim kurulu üyeliği devam ediyor.

 

—Fotoğrafçılık üzerine sergiler yapıp, kitaplar yayınlayacak kadar ilgilisiniz. Biraz da fotoğrafçılık yönünüzü anlatır mısınız?

 

Gazeteciyseniz, fotoğrafa da göz aşinalığınız olur. Yılların verdiği tecrübe, haber fotoğrafçılığı yanında sanatsal anlamda fotoğraf çekmeye yöneltiyor sizi. İlk sergimi 1998 yılı 21 Kasım’ında Mardin Müzesinde açtım. Ardından ilk sokak sergisi Cumhuriyet Meydanında, Kırklar Kilisesinde ve günü birlik sokak sergileri açtım. İçişleri Bakanlığı ve Kültür Bakanlığının fuar ve etkinliklerinde, İzmir ve Ankara’da çok sayıda sergi açtım. İstanbul, Ankara, Konya illerinde sergiler açtım. Ve son olarak 19.sergimi Fotoğraf Sanatçısı Canan Yaşar ile birlikte Mardin Müzesinde açtım. Fotoğraf bir yaşam tarzıdır. Gazetecilik zevkli bir meslek, fotoğraf çekmek ise farklı bir duygu. Görmek, hissetmek, fark etmek.

 

Mardin’de Güneydoğu Gazeteciler Cemiyetinin ilk birincilik ödülünü ben aldım. Mardin’de ilk tanıtım broşürünü ben hazırladım ve baskıya verdim. Mardin’in ilk tanıtım kitabını “Yaşayan Tarih Mardin” benim gayret ve önerimle bir grup arkadaşımla birlikte hazırladım.

 

—Mardin’de gazetecilik mesleği layıkıyla yapılıyor mu? Ve neden?

 

Mardin’de ve bölgede gazetecilik, gerçek habercilik yapmak oldukça zor. Ne zaman ne ile karşılaşacağınızı bilemiyorsunuz. Çoğu kez üçlemde kalıyorsunuz. Aşiret-Devlet ve karşı güçler. Dengeleri sağlam tutmak lazım. Mardin’de gazetecilik layıkıyla yapılıyor mu sorusu biraz ağır gibi? Nedenlerini galiba sorunun cevabından önce verdim. Gazetecilik başlı başına zor bir meslek. Üretkenliği zorunlu bir meslek. Ambarı olmayan bir meslek. Yaptığın haber bitmiştir, yeni haberler üretmek zorundasın. Günübirlik yaşamak zorunda kalıyorsun.

 

 

—Kurucusu olduğunuz gazeteciler derneği hakkında neler söylemek istersiniz

 

Hayalimde öteden beri örgütlenmek ve sorunlara sahip çıkmak vardı. 2000 yılında Mardin Valisi Olan Fikret Güven’e dernek kurma düşüncemi söyledim, çok olumlu karşıladı. Şu anda özel harekat binası olan yerde, il genelinde gazeteciyim diyen herkesi bir öğlen yemeğinde topladım ve Fikret Güven Vali ile buluşturdum. Vali kısa bir konuşma yaptı, örgütlenirsek güçlü olacağımızı, kendisi de arsa tahsisi edeceğini ve yapılaşmada destek olacağını söyledi. Olmadı. Arkadaşlarımız “güç birliği yapın” söylemini yanlış anladılar. 2002 yılında Vali M. Temel Koçaklar döneminde Mardin Gazeteciler Cemiyetini kurdum, ne yazık ki genel kurul toplantımızı yapamadık. 2013 yılında Mardin Gazeteciler Derneğini kurduk, içini doldurmaya çalışıyoruz. Meslek örgütü olarak meslektaşlarımızın sorunlarına çözüm bulmak, sıkıntılarını paylaşmak için ne gerekiyorsa yapacağız.

 

 

—Mardin’i anbean izleyen biri olarak nasıl yönetildiğini düşünüyorsunuz?

 

Mardin üzülerek söylüyorum, ahbap-çavuş ilişkileri içerisinde yönetildi günümüze kadar. Yerel yönetimler, güçlü aşiret ve ailelerin destek ve himayelerinde görev yapmayı gözler önüne serdi. Bunun da bedeli, Mardin’in tarihi dokusu seçim kazanma uğruna, koltuk sevdasına tahrip edilmesine, kirletilmesine neden oldu.

 

—Mardin kentinin en büyük sorunları nelerdir? Çözüm için de önerileriniz var mı?

 

Mardin’in en büyük sorunu tarihi ve kültürel dokunun tahrip edilmesidir. Tarihi doku “Tarihi Dönüşüm Projesi” ile eski haline dönüştürülebilir mi? Bu konuda ciddi kaygılarım var. Bu güne kadar tarihi dönüşüm adına yapılan restorasyonlara, düzenlemelere baktığımızda, görsel olarak etkileyici olsa da öze dönüş noktasında eksiklik ve aksaklıklarla dolu görüntüler var. Kentsel dönüşüm projesinin de bir an evvel hayata geçirilmesi, şehri çevreleyen gecekondu mahalle ve semtlerinin yıkılarak yeşil alana dönüştürülmesi gerekir. Yeşil kuşak hem tarihi şehre güzellik katacak hem de şehirde yaşayan insanların rahat nefes almalarını sağlayacak. Esnafın turisti yolunacak tavuk görmemesi için odaların eğitici rol alması kaçınılmaz hale geldi. Mardin’de nargilenin 20 lira, kahvenin 6, çayın 3-5 liraya içildiğini düşünebiliyor musunuz?

 

—Gazetecilik mesleğine gönül vermiş gençlere önerileriniz var mı? Sizce kimdir gazeteci?

 

Gazetecilik kutsal bir meslek. Bu mesleğe gönül verenlere; öncelikle gazetecilik mesleğinde zenginleşmenin mümkün olmadığını bilmelerini istiyorum. Gazetecilik, belli bir cesaret ister, yürek ister, sabır ister ve hepsinden öte çok okumak, çok çalışmak ister. Bir çok meslektaşımız; eşi doğum yaparken, çocuğu hastanede yatarken, önceliği haberdir çoğu zaman. Doğruları yazmak, haberleştirmek gerek. Bir süre tepki alınabilir, ama zaman içerisinde mükâfatı da onurlu kişi olmakla alınır. Kalem satılmamalı, mağdurun yanında, zalimin karşısında durulmalı.

 

Kimdir gazeteci sorusuna cevap vermek nasıl olur? Haberin ardından eve gidip yatağına başını koyduğunda rahat uyuyabiliyorsa, yaptığı haberlerin ardından aynaya baktığında kendinden utanmıyorsa, ben yalaka değilim diyebiliyorsa ve vicdanı rahat ise kişi gazetecidir.

 

—Artuklu Üniversitesinin bu kente katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Artuklu Üniversitesi mi? Ah!.. Üniversitenin sadece adı var. Uçuk ve hayali projelerle Üniversitenin geleceğine darbe üstüne darbe vuruluyor. Son kurulun Üniversiteler arasında her alanda, akademik çalışmalarda, ilerlemede, faaliyetlerde son sırada bir Artuklu Üniversitesi var. Bunu bu hale getirenler utansın! Araç ve makam saltanatlarına, yabancı ülke gezilerine ara vermeyen karanlık, dışa kapalı bir yönetim kadrosu var. Kimseyi tanımayan, köpeklerini güvenlik görevlilerine baktıran bir rektör! Mardin’den ve Mardinlilerden küsen, Üniversiteyi Mardinlilerden temizlemeye çalışan, Mardin düşmanı bir rektörün ne faydası olabilir ki? Üniversitenin Mardin’e katkısı olduğuna inanmayanlardan biriyim. Bunu müsebbipleri ise yönetim kadrosudur. Kampusta gelişme yok, yollar yapılmıyor. Rektör dış ülkelerde gezi keyfini sürdürüyor. Üniversitede korku imparatorluğu yaratıldı. Bu yönetim ve rektörden kurtulmadıkça Artuklu Üniversitesinden bir şeyler beklemek hayal olur.

 

—İdealinizdeki kent kimliğini Mardin’de görebildiniz mi?

 

Mardin tarihi dokusu ve kültürel değerleriyle idealimdeki şehir. Ama eksiklikleri aksaklıkları var. Daha çok yeşil, daha çok düzen, yeniliklerin, geleneklere zarar vermediği bir yaşam anlayışına özlem duyuyorum. Mardin’in günümüze taşıdığı şehir ruhunu algılamadaki eksikliklerimizi görmemiz ve gidermemiz gerektiğini düşünüyorum.

 

Gazeteci olarak sizi en çok etkileyen bir haberinizi paylaşabilir misiniz?

 

Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde meydana gelen olayda çok sayıda köylü yaşamını yitirmişti. Köye giren ilk gazeteciydim. Hayvanlar ağıllarda yakılmış, insanlar öldürülmüştü. Ve köyde ceset kokusu vardı. Olaydan yeni doğan bir bebek sağ olarak kurtulmuştu. Kızıltepe ilçesinde akraba bir aileye verilmişti ve ben onu haberleştirmek için o aileyi buldum. Bir anda duygularım tavan yaptı ve çocuğu evlatlık almak istedim. Akrabaları “Erkek olduğu için mi istiyorsunuz?” deyip vermediler. 30 yılı aşkın çatışma ortamında haberleştirdiğimiz bir çok olayda etkilendik, duygulandık. Derik ilçesinde 5 PKK mensubu öldürüldü haberi geldi. Derik’in girişinde bir köy. Köye vardığımızda güvenlik görevlilerinden bilgiler alıyorduk. Bir yetkili öldürülenler arasında Mardin Bölge sorumlusu Mehmet Emin Aslan’ın bulunduğunu söyledi. Mehmet Emin Aslan Mardin İmam Hatip Lisesinde öğrenci iken, bende Yüceli Sağlık Ocağında çalışıyordum. Ve Mehmet Emin Aslan ile Yüceli’deki şelalede birçok kez birlikte yüzmüştük, gölet kenarında karpuz, domates ekmek yemiştik. İsmini çok duymuştum, ama fotoğraflarken Mehmet Emin Aslan’ın Yüceli’deki gölet arkadaşım olduğunu hatırladım.

 

—İnternet gazeteciliği hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

 

İnternet gazeteciliğini bizim nesil pek sevmez. Teknolojik gelişmeler ve gözlemlerimiz internet gazeteciliğinin her gün biraz daha ileri gittiğidir. Gelecekte baskı gazeteciliğinin yerini alacağını düşünüyorum. Şimdiden bazı gazeteler baskılarını durdurmuş internet sitesi üzerinden yayınlarını sürdürmeye başladı. Kurumsallaşırsa amacına ulaşır diyorum.

 

—Mardin’in en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz yönünü söyler misiniz?

 

Mardin’in en sevdiğim yönü şehir ruhuna sahip olması. Çok dilli ve çok dinli bir yaşamı içerisinde barındırmasıdır. Geçmişten aldığı tarihi ve kültürel değerleri sahiplenmesi ve geleceğe taşımasıdır. Kale etrafında inci gibi dizilmesi, gökyüzüne yakın olması, yıldızların bir el uzatımı kadar yakın olması beni etkiliyor. Mardin’deki gök mavisi farklıdır, hamal edebiyatı etkileyicidir. Sevmediğim tarafı baharının kısa sürmesi ve sokaklarının çöp içerisinde bırakılmasıdır.

 

—Takipçisi olduğunuz gazete, yazar ve muhabirler kimlerdir?

 

Sevgili Metin, bütün gazeteleri okumaya çalışıyorum. Özellikle düşünce anlamında özgür olan, herhangi bir siyasi görüşün havuzu olamayan haber içerikli gazeteler var mı? Varsa söylersen onları takip edeyim. Yaygın basında takip ettiğim yazarlar elbette ki var. Can Dündar, Fehmi Koru, Bekir Coşkun bunların başında gelir.

 

—Mesleki anlamda önünüze koyduğunuz hedefler nelerdir?

 

Meslekte emekli olmamayı hedefliyorum. Bizden sonra gelen gazeteci kardeşlerimize, meslektaşlarımıza örnek olmayı hedefliyorum.

 

—İlave etmek istediğiniz son bir şey var mı? Teşekkürler.

 

Fikirlerinden, düşüncelerinden, yaptıkları haberlerden tutuklanmayan, sorgulanmayan, işinden olma korkusu yaşamayan gazeteci ve yazarların yaşadığı bir dünya diliyorum. Teşekkürler.

 

Midyat Web olarak söyleşiyi hazırlayan: Metin AYDIN sonsuz teşekkürler (biblohayat@hotmail.com)

 

 




Kaynak: www.midyatweb.com

Editör: Selahattin Erol



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Röportaj Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
    Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
  • Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
    Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
  • Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
    Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
  • Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
    Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
  • Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
    Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
  • 'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
    'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
  1. Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
  2. Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
  3. Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
  4. Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
  5. Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
  6. 'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
    Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
  • Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
    Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
  • TRT GAP
    TRT GAP
  • Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
    Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
  • Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
    Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
  • Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
    Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
  1. Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
  2. Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
  3. TRT GAP
  4. Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
  5. Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
  6. Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
VİDEO GALERİ
YUKARI