Bugun...


Duygu SUCUKA


Facebookta Paylaş









Kartalların Bile Yuva Yapmadığı Yerlerde Onlar Yuva Yapmışlar
Tarih: 08-08-2017 16:04:00 Güncelleme: 08-08-2017 16:47:00


Kartalların Bile Yuva Yapmadığı Yerlerde Onlar Yuva Yapmışlar


Duygu Sucuka


Ben de gittim bir geyiğin avına 
Geyik çekti beni kendi dağına

Bizim Yörük ve Göçer çalışmalarımız tıpkı bu Adana türküsündeki gibi bir yolda seyrediyor. Bir yerden başladık, sonra onlar bizi çekti içlerine. Bize de gelin, bizi de dinleyin, bizim de sorunlarımız var dedikçe onlar, biz daha keyifle çalışır olduk. 

Güneydoğum Derneği olarak tek çalışma alanımız Yörükler ya da Göçerler değil elbette ki. Kadından çocuğa, sağlıktan eğitime, ekonomiden enerji kaynaklarına, uyuşturucudan şiddete, sokak çocuklarından Suriyeli mültecilere kadar ülke gündemindeki birçok sorunu, birçok konuyu işledik, raporladık, sorunları gösterip çözüm önerilerini sunduk, sonuç bekledik. Sonuç aldıklarımız oldu, alamadıklarımızın takipçisi olmaya devam ediyoruz.

Yörükler de yaklaşık 3 yıldır gündemimizde bulunan ve takip etmeye çalıştığımız bir konu. Bu çalışmalarda hedef kitlemiz Toroslarda yaşam süren Yörükler oldu. Daha önce geniş kapsamlı çalışmalar yaptık ve o çalışmaları YÖRÜKLER kitabı olarak yayımladık. 

*** 
Günlerden 5 Ağustos 2017

Bolkar Dağlarının Zirvelerindeyiz.
Yörük çalışmalarımızda bu defaki durağımız Bolkar Dağlarının zirvelerindeki Yörük obaları oldu. Zor bir yolculuğun ardından ulaştığımız Bolkar zirveleri, gerek doğa, gerekse aidiyet psikolojisi anlamında insanı esir alır boyutta idi. Bu dağlarda yaklaşık 2500 metre yükseklikten başlayan Yörük yaşamları kademeli olarak 3000 metre civarına kadar çıkıyor. Kervan geçmez kuş uçmaz denir ya hani, işte öyle yerler. Kervan geçiyor, Yörük kervanlarının diyarı buralar ama etrafta hiç uçan kuş görmedik. Var olan yükseklikteki iklim koşulları buradaki yaşamı biraz olumsuz etkiliyor. Canlı türü olarak sürülerin yediği otlar, tarla sincapları, bir de çok fazla miktardaki köstebek yuvaları dikkat çekiyordu. Ve sürüleriyle birlikte yaz aylarını burada geçiren Yörükler. Ağaç yetişmiyor bu yüksekliklerde. Otlar ise genellikle sürülerin yediği geven otu türünden. Yörükler mevsim ve hava koşulları nedeniyle yaklaşık 2 ay kadar bir süre burada durabiliyorlar. Otlar sararmaya başlayınca kademeli olarak daha aşağı kesimlere göç ediyorlar. Kışları ise Çamlıyayla’ya dönüyorlar. Çamlıyayla’da bazıları kışları çadırda geçiriyorlar, bazılarının ise köyleri, köyde evleri var. Yani bir kısmı tam göçebe, bir kısmı yarı yerleşik yaşam sürüyorlar.

Ankara’dan başlayan yolculuğumuz Niğde’nin Ulukışla ilçesi yakınındaki Kılan Köyünden yukarılara doğru tırmanmaya başladığında anladık ki zorlu yollardayız. Dar dağ yollarındaki tırmanma bölgeleri bu koşulların sürücülerine göre idi. İlk tırmanma bittiğinde Torosların ağaçlı, çam ormanlarıyla dolu kısmını geçmiş olduk. Sonrasında, ağaç yetişmeyen, o uzaktan bakıldığında grinin tonlarındaki dağ silsilelerine ulaşmak vardı hedefte. Çünkü Yörükler bu yükseltilerdeki yaylalarda bulunuyorlar. 

 

İlk molayı o gün bize ev sahipliği yapan ve bu çalışmada benimle başından beri programa yardımcı olmaya çalışan Mustafa Canatan’ın evinde verdik. Bizim ekip çocukları ve keçileri sevmeye başladı, hatta dev çoban köpekleriyle hasbıhal etti. Herkes gördüğü manzara karşısında şaşkındı. Torosların o aşağıdan gördüğümüz çam ormanları şu an aşağıda kalmış, İç Anadolu’nun bir kısmı bu mıntıkadan görülebiliyor, Niğde-Bor, Ulukışla, Pozantı, köyler, kasabalar, ormanlar sanki uçaktan izleniyormuş gibi ayaklarınızın altında duruyordu. 

Bu yolculukta hedef yaklaşık 2800 metre yükseklikteki Yazıgöl mevkii idi. Dolayısıyla fazla zaman kaybetmeden yola devam ettik ve daha zorlu bir yolculuğun ardından hedefe vardık. Vardığımız hedefteki yerler düz meralar, otlak alanlardı. İlk obada 7-8 Yörük çadırı vardı. Hani aşağıdan bakıldığında bu dağların tepeleri sivriymiş ve hemen öbür yamacı başlarmış gibi bir algılama olur ya, öyle değilmiş meğerse. Dağların zirvesine ulaştığımızda gördük ki burası düz ve geniş araziler, arada bir de yükselen dağ parçaları var. Etraftaki kar buzulları, erimemiş karlar, burada en yüksek hava sıcaklığı hakkında tahmini bilgi verir nitelikteydi. 

Tarih kitaplarında gördüğümüz eski Türk yurtlarını anımsatır türden bir görüntü idi karşımızda duran.
 

Bu görüntü bize, “YÖRÜKLER YÜKSEK YERLERDE YAŞAR(mış)” dedirtti. Bu kadar yüksek rakımlı yerlerdeki yaşamları bilmiyorduk, böylece gördük, öğrendik. Zor yaşamlar dedik biz hep bunlara. Zor ama sağlıklı. Teknolojiden uzak ama doğayla iç içe. Bu hayatı kültür edinen kişilerin dışında hiç kimsenin sürdüremeyeceği bir yaşam tarzı. 

Karşıdaki emme basma tulumbadan akan su öylesine soğuk ki, el donduran türünden. Bizim buzdolaplarından çıkardığımız su bu kadar dondurucu değil. Göller bölgesi deniyor bu mıntıkaya. Toprak rengindeki Yazıgöl sanırım göllerin en bilineni. Görmediğimiz başka göller de varmış. Gelirken yolumuzun üzerinde, daha aşağılarda kar sularından ya da bir kaynaktan beslenen küçük göller vardı. Yörüklerin faydalanması için oluşturulmuş yapay göl de mevcuttu.
Etrafta yapılan arıcılık dikkatimizi çekti. Çok sayıda arı kovanı, buralarda balcılığın da önem taşıdığının göstergesi idi.

Bizi güler yüzle, tatlı dille, son derece konuksever bir edayla ve sıcak bir yaklaşımla karşılayan Yörükler hemen toplandılar. Ortaya kurdukları sofraya varlarını yoklarını getirdiler. O arada sohbet muhabbet derken sorunlarını konuşmaya başladık. 

Verdikleri bilgileri aynen aktarmak gerekirse;
- Bu mıntıkanın adı Yazıgöl. Buralarda rakım yaklaşık 2850 metre ve yaşayan Yörük ailesi 100 civarında. Koyun besleyenlerine Karakoyunlu, keçi besleyenlerine Karakeçili deniyor.
- Ulukışla tarafından çıkılınca 25 km, Çamlıyayla tarafından gelindiğinde 50 km civarı bir yol kat etmek gerekir. Yolları çok bozuk, ulaşım sıkıntısı yaşıyorlar. Her hafta, ihtiyaçları ve ürettikleri ürünler için Çamlıyayla pazarına ya da Ulukışla’ya gidiyorlar. Gidip gelirken zorluk yaşıyorlar ve yollar oldukça tehlikeli.
- Karaman Yörükleriyle mera sorunları var. Kendileri burada en az 40 yıldır yaşıyorlar, Karaman Yörükleri de 40-50 yıldır buralarda yaşam sürüyorlar. Ancak Ereğli tarafı Yörükleri onların meralarına giriyor ve bu durum Yörük toplulukları arasında büyük sıkıntı yaratmış bulunuyor. Can kaybı yaşanmadan bu sorunun devlet tarafından çözülmesi gerektiğini söylüyorlar. “Devlet nasıl çözsün yani öneriniz nedir?” diye sorduğumuzda “Bizden mera kirası almasın, biz kira ödüyoruz Karaman Yörüğü merayı kullanıyor” diyorlar. Bu konuya büyüklerimiz el atmazsa kolay kolay çözülmez diye de belirtiyorlar.
- Mera kirasını eskiden belediyeler alıyormuş, şimdilerde Mera Birliğine ödüyorlar. 
 
Buradaki Yörük kesiminin en önemli sorunları Mera anlaşmazlığı ve yol sıkıntısı olarak çıktı karşımıza.

Desteklemeleri sorduğumda sorun yok alıyoruz dediler. Ancak Güneydoğu’daki göçere göre daha az alıyorlarmış. 
Diğer sorunlarını sıralamaya devam edecek olursak;

- Yaşam şartlarının zorluğundan dolayı artık çobanlık yapmak istemedikleri için Afgan çobanlar tutuluyormuş. 
- Tüm Göçer ve Yörük yaşamlarında olduğu gibi, eğitim sorunları var. Çocukları eğitim yılını tamamlayamadan göçler başlıyor ya da okullar açıldığında yaylada bulunuyorlar.
- İletişim sorunu oldukça fazla. Burada hiçbir GSM operatörü yok ve buna çok fazla ihtiyaç var. Bir hastamız olduğunda hastaneyi arayıp ambulans çağıramıyoruz diyorlar ama ambulans çağrılsa bu yolları nasıl gelir o da ayrı konu. Öncelikle yol sorunu çözülmeli bana göre. 
- Ürünlerini pazarlamakta sıkıntı yaşıyorlar. Sütlerini toplayan bir kurum yok. Bu konu da yol durumuna dayanıyor olmalı. Kendileri peynir yaparak pazarda satmaya çalışıyorlar.
- Sorumlu vatandaş olarak seçim zamanlarında toplanıp araçlarıyla giderek kayıtlı oldukları yerlerde oylarını kullandıklarını belirtiyor ve ekliyorlar; “Seçim zamanı siyasiler geliyorlar, seçmen ayda olsa da ona ulaşıyorlar, seçim pusulalarını buralarda attırıp gidiyorlar, onun dışında gelmiyorlar”.

***
Konuştuğumuz, dinlediğimiz kadarıyla Çamlıyayla Yörüklerinin sorunları da diğerlerinden çok farklı değildi. Burada mera anlaşmazlığı ve çok yükseklerde yaşamaları nedeniyle yol sorunu ön plana çıkıyor. Ben Tarsuslu olduğumu söyleyince bir kısmı biz de Tarsusluyuz dediler. Çamlıyayla ilçe olmadan önce, Tarsus’a bağlı yayla mekânı idi. 

Bu obada gördük ki kadınlar çok girişken, çok ön plandalar. Sorunlarını sıralarken en az erkekler kadar söz alıyorlar. 

Bu çalışmada hedefimiz, Çamlıyayla Yörüklerinin sorunlarını dinlemek ve o sorunları kamuoyu ile paylaşarak, ilgili ve yetkililere duyurmaya çalışarak çözüm yönünde iyileştirmeler beklemekti. Bize gösterdikleri konukseverlik bizi mest etti. Yaşadıkları yerler bize kitaplardan gördüğümüz eski Türk yurtlarını anımsattı. 

Sorunun çözümünde etkili olacağını düşündüğümüz yerel idari ve siyasi yöneticiler bu toplantıya davetli idiler. Her ne kadar bu dağ yollarından gitmek cesaret işi olsa da, ilgi gösterip gelmelerini beklerdik. Onların sorunlarının çözülebilmesi için sorun çözücü yöneticilere ya da yöneticilerin sorun çözmesine ihtiyaç var.  

Bize söylendiği kadarıyla Yörükler mera kirasını Mera Birliklerine ödüyorlar. Bunun da amacı, Birlik tarafından yollarının yapılması, sularının getirilmesidir. Eğer devlet onların sorunlarının çözümü yönünde böyle bir uygulamaya gitmişse bu alanda denetlemeler yapılıyor mu? Onlara hizmet götürme yönünde aksamalar varsa mutlaka üzerinde durulması gerekir. Ayrıca belediye ya da her kime düşüyorsa bir hizmet birimi tarafından gönderilecek bir greyder yolları düzeltse bile Yörükler için önemli bir çalışma yapılmış olacaktır. 

Mersin’in Çamlıyayla ilçesi ile Niğde’nin Ulukışla ilçesi arasındaki Toroslarda, Bolkar sıradağları diye bilinen dağların zirvelerini Çamlıyayla Yörükleri sayesinde gördük, bilgilendik. Dağcıları zorlayan Medetsiz Tepesinin olduğu yerlere gittik. Uzaklarda karşımızda duran Medetsiz Tepesine çıkmayı tabi ki dağcılara bıraktık. Niğde-Konya-Mersin ilerinin sınır oluşturduğu noktada durup kaynak suyu içtik. 

Bolkar Dağlarının Çamlıyayla tarafından bakıldığındaki görüntüsü beni hep ürkütürdü. O dağların keskin zirvelerine çıkılamaz diye düşünürdüm. Ama günün birinde o dağların zirvelerindeki yaylalara gidip orada yaşam süren insanlarla gönül köprüsü atacağım aklımdan bile geçmemişti. 

Türkiye’min sırtında yük değil, sırtlarındaki tüm yüklere rağmen Türkiye’me faydalı olmaya çalışan bu insanların tüm sorunlarının çözülmesi, bu dağların potansiyelinin Türkiye’ye fayda sağlayacak biçimde değerlendirilmesi, yayla hayvancılığının gerektiği biçimde desteklenmesi dileğiyle, bu çalışmada bizimle birlikte olanlara, destek veren, emeği geçen arkadaşlarımıza ve konuksever Yörük kardeşlerimize teşekkürlerimizle



Bu yazı 14 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
    Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
  • Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
    Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
  • Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
    Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
  • Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
    Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
  • Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
    Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
  • 'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
    'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
  1. Ilısu Baraj İnşaatında Önemli Adım
  2. Midyat’ta teröre lanet yürüyüşü düzenlendi
  3. Kurban Bayramı Dolayısı İle Midyat’ta İlk Turist Kafilesi Geldi
  4. Şehit korucu Kürtçe ağıtlarla uğurlandı
  5. Midyat’ta Demokrasi Nöbeti Final Gecesi
  6. 'Cennet Gülleri' minik öğrencileri, Kur’an okumaya geçti
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
    Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
  • Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
    Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
  • TRT GAP
    TRT GAP
  • Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
    Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
  • Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
    Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
  • Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
    Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
  1. Midyat'ta Polis Haftası Kutlandı
  2. Midyat’ta 298 Korucusu Yemin Ederek Görevine Başladı
  3. TRT GAP
  4. Midyatta Terör Kurbanları İçin Anma Töreni
  5. Kuyumcudan 30 kilo gümüş çalan hırsız yakalandı
  6. Dik Dur Eğilme Bu Millet Seninle
VİDEO GALERİ
YUKARI